Partnerin üzerine çokça düşmek, onun sıkıntıları ile gereğinden fazla anaçsal tavırlarla ilgilenmek; eşler arasındaki ilişkiyi bir nevi ebeveyn ilişkisine dönüştürüyor. Bu durum ise çoğu boşanmada buzdağının görünmeyen kısmı olabiliyor…Daha önce üzerine belki de hiç kafa yormadığınız bu önemli konuyu Bilinçaltı Terapisti Fatma Subaşı sizler için yazdı: Eşinizin/ Sevgilinizin Annesi Olmayın !

Toplumumuzda, kız çocukları birer küçük annedir.

Zaten doğuştan anaç doğar kız çocuğu… Oyuncak bebeğini giydirir; dizlerine yatırır, üzerini örter. Yarım yamalak dönen diliyle ninniler mırıldanır, uyutur bebeğini. O doğuştan küçük bir annedir, gülüşünden şefkat akar… Bazı kadınlar ise kişilik yapılarından dolayı anaçtırlar. Çocuklarına, eşlerine / sevgililerine ve çevrelerinde sevdikleri herkese kol-kanat gererler, korurlar, her ihtiyaçlarını anında karşılamaya çalışırlar. Bu kadınlar “hayır” demeyi bilmez, aşırı fedakârlardır. Bazı kadınlar ise, anne olduktan sonra, eş rollerini de anne rolüne çevirirler. Anne olma rolünü, kontrol etmek, kontrolcü olmak olarak algılayıp; çocuklarını ve eşlerini sürekli kontrol ederler. Ama buradaki kontrol kuşkuculuk ve kıskançlık anlamında değildir. Örneğin eşlerini öğleyin arayıp, yemek yiyip yemediklerini sorarlar; ne yediğini sorarlar, bir annenin çocuğuna yaklaştığı gibi yaklaşırlar eşlerine. Sabah evden çıkarken kıyafetlerini kontrol ederler ve üşüyebileceğini söyleyerek daha kalın giyinmelerini isterler.

Duygusal partnerlerine anne olan kadınlar eş rollerinden çıktıkları için, partnerleriyle çatışmalara girmezler, kapris yapmazlar, kıskançlık etmezler, eşlerinden talepleri çok az olur.

İlişkideki bu rol karmaşasının her iki taraf için de olumsuz yanları var. Hadi diyelim ki siz bu anaç halinizden memnunsunuz ve başka türlü davranmayı bilmiyorsunuz. Bir gün gelecek bakacaksınız ki yıllar sizi çok yormuş, çok yıpranmışsınız, ömür kendiniz için hiçbir şey yapamadan zaman akmış gitmiş… Gün gelecek diyeceksiniz ki “Ben bu kadar emek verip, bu kadar yoruluyorum da bu adam bana ne katıyor, bana yükten başka ne veriyor?” bu sorgulamalar başladıktan sonra saygı, sevgi nerede, güven nerede ? Kolay mı yeniden toparlamak ?

Eşlerini / sevgililerini aldatan erkekler üzerinde yapılan bir çalışma bize şunu gösteriyor: Aldatan erkekler, eşlerini veya sevgililerini eş (duygusal partner) olarak değil de, daha çok anne gibi görüyorlar. Anne gibi sevecen; koruyucu, kollayıcı, şefkatli tanımlamalarını kullanıyorlar. Bu erkeklerin bazıları, partnerlerine aldattıklarını bile, gidip eşlerine söylediklerini ifade ediyorlar. Tıpkı yaramazlık yapan bir çocuğun, yaptığı yaramazlığı gidip annesine söylemesi gibi… Pek çok erkek bundan şikayet eder ve sık sık dile getirir. Sizin de partneriniz bu uyarılarda bulunuyorsa dikkat edin ! Partnerinizin bir anneye değil eşe ihtiyacı olduğunu unutmayın ! Tabi ki sevgi, şefkat göstereceksiniz , olumsuz durumlarda uyaracaksınız fakat bir anne gibi değil eş gibi…

Bu durumda yapmanız gerekenler anne gibi davranıp davranmadığınızı kontrol etmek. Eğer anne gibi davranıyorsanız bunu değiştirmeye çalışın hatta bir uzmandan yardım alın ve bu rol karmaşasını sonlandırın. (Aile terapisti, ilişki terapistinden veya bireysel terapistten ) Erkekler annelerini çok severler ama bir sevgili olarak sevecek partner de ararlar, öyle değil mi ? Eşinize veya sevgilinize başka partnerler aratmayın. Onun sevgilisi olun, annesi değil…

Yorumla